Hukuki Yaptırımla Ceza Alan Kadınlar

0
68
hukuki-yaptirimla-ceza-alan-kadinlar

Hukuki Yaptırımla Ceza Alan Kadınlar| Hukuki Yaptırımla Ceza Alan Kadınlar; Ülkemizde kadın hakları ve kadınların korunması hakkında; son yıllarda sivil toplum örgütlerinin çalışmaları ve yasal reformlarla önemli adımlar atılmış olmakla birlikte, sorunlar hala devam etmektedir. Bu sorunlar ise temelde mevzuat eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Çoğu kadın kendini ve çocuklarını koruyamadığından devletin, yasaların ve yargının yetersiz kalıp kendisini desteklemediğinden dolayı hüküm giymektedir.

Eşlerinden sürekli olarak dayak yedikleri, eşleri tarafından zorla fuhuş yaptırıldıkları, eşlerinin çocuklarına cinsel istismar ve tacizde bulundukları için kendilerini ve çocuklarını korumak adına hukuk kurallarının yetersiz kaldığı yerde son çare olarak eşlerine zarar vermek veya onları öldürmek zorunda kalan kadınların sayısı günümüzde azımsanamayacak kadar fazla.

Ülkemizde Kadınlar

Hukuki Yaptırımla Ceza Alan Kadınlar; Üç yıl önce Adana’da Çiğdem Karabulut’un hamileyken dahi şiddet gösterip döven, saçlarından sürükleyen ve kendisini zorla fuhuşa zorlayan kocasını tabancayla öldürmesi olayını ele aldığımızda eğer hukuk kadınları koruma konusunda gerçekten yeterli olsaydı ve uygulanabilseydi olaylar bu duruma gelmeden önce eşi Hasan K. mahkeme karşısında yargılanacak ve Çiğdem K. kendisini korumak zorunda kalmasının sonucu olan cezai yaptırım ile karşılaşmayacaktı.

Geçen sene Konya’da meydana gelen olayda ise anne Servinaz Kırkuşu 7 yaşındaki oğlu ve 12 yaşındakini kızını taciz eden kocasını pompalı tüfekle öldürdü. Olaydan önce anne ilgili makamlara suç duyurusunda bulunmuş olmasına rağmen hukuk sistemi yetersiz kalmış ve bunun sonucu olarak çocuklarını korumak için çareyi cinayet işemekte bulmuş. Suç duyurusu ihmal edilmese ve olaylar düzgün tetkik edilip araştırılsaydı bir anne çocuklarını korumak için cinayet işlemeyecek, kasten adam
öldürme suçundan ceza almayacaktı.

Hukuki Yaptırımla Ceza Alan Kadınlar; Eşitlik

Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler çerçevesinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve dolayısıyla kadınların adil yargılanmaları, korunmaları gibi hususlarda kanunlarımızda daha çok yer verilmeye başlamıştır. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerden Cedaw (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve İstanbul Sözleşmesi en önemlilerindendir.

Kadın ve erkek eşitliği, gerek kendi iç hukukumuz gerek uluslararası hukuk sayesinde; yargı önünde de tam olarak sağlanır. Toplum bu konuda bilinçlendirilirse; kadınların kendi başlarının çaresine bakmasına gerek kalmayacak ve hukuki yaptırımla ceza alan kadınların sayısı önemli ölçüde azalacaktır.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here